Kısa Cevap
Obezite cerrahisi, uygun hastalarda uzun dönem kilo kontrolünü ve obeziteye eşlik eden hastalıkların yönetimini desteklemek için uygulanan laparoskopik cerrahi yöntemlerdir. En sık uygulananlar; tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi), gastrik bypass (Roux-en-Y) ve mini gastrik bypasstır. Her yöntemin avantajları, sınırlılıkları ve riskleri farklıdır; karar kişiye özel verilir.
Obezite Nasıl Tanımlanır?
Obezite; sağlığı bozacak şekilde vücutta aşırı yağ birikimi olarak tanımlanır. En sık kullanılan ölçüt Vücut Kitle İndeksi'dir (VKİ): kilonun (kg), boyun karesine (m²) bölünmesiyle hesaplanır. Dünya Sağlık Örgütü sınıflamasına göre VKİ 30 ve üzeri obezite olarak değerlendirilir. Ancak VKİ tek başına yeterli değildir; bel çevresi, vücut kompozisyonu, kan şekeri, lipid profili, karaciğer enzimleri, tiroid fonksiyonları ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilir.
VKİ hesaplama sayfası üzerinden kendi indeksinizi ön değerlendirme amacıyla hesaplayabilirsiniz.
Kimler İçin Değerlendirilebilir?
2022 yılında Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) ile Uluslararası Obezite ve Metabolik Bozukluklar Cerrahisi Federasyonu (IFSO) tarafından güncellenen kılavuzlara göre cerrahi değerlendirme kriterleri şu şekilde özetlenebilir:
- VKİ 35 ve üzeri olan kişilerde, eşlik eden hastalıktan bağımsız olarak bariatrik ve metabolik cerrahi değerlendirilebilir.
- VKİ 30–34,9 arasında olup Tip 2 diyabet veya kontrolsüz metabolik hastalığı bulunan seçilmiş kişilerde cerrahi değerlendirme gündeme gelebilir.
- Önceki diyet, egzersiz ve medikal tedavi denemelerine rağmen uzun süreli sonuç alınamamış olması beklenir.
- Cerrahi karar; ayrıntılı muayene, kan tetkikleri, endoskopi, görüntüleme, anestezi değerlendirmesi ve gerektiğinde endokrinoloji, kardiyoloji, psikiyatri görüşleri ile birlikte verilir.
Kimler İçin Uygun Olmayabilir?
- Kontrol altına alınamamış ciddi kalp, akciğer veya karaciğer hastalığı bulunanlar
- Aktif madde veya alkol kullanım bozukluğu olanlar
- Stabil olmayan ciddi psikiyatrik tablolar (örn. tedavi edilmemiş ağır depresyon, yeme bozukluğu)
- Yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlayamayacağı değerlendirilen kişiler
- Gebelik planlayan veya gebe olan hastalar (zamanlama kişiye göre planlanır)
Bu liste mutlak engel anlamına gelmez; her durum kişiye özel değerlendirilir.
Uygulanan Yöntemler
Türkiye ve dünyada en sık uygulanan bariatrik ve metabolik cerrahi yöntemleri şunlardır. Her yöntemin ayrıntılı anlatıldığı sayfaya geçebilirsiniz:
Mide hacminin büyük bölümünün laparoskopik olarak çıkarılması esasına dayanır. Bağırsak bağlantısı değiştirilmez.
DetaylarKüçük bir mide poşu oluşturulur ve ince bağırsak yeniden düzenlenir. Hem kısıtlayıcı hem metabolik etkilidir.
DetaylarTek bağlantılı, kısmen daha kısa süreli bir bypass türü. Uygun hasta seçimi belirleyicidir.
DetaylarEndoskopik yolla yerleştirilen ameliyatsız bir uygulama. Geçici ve geri dönüşlüdür.
DetaylarÖnceki bariatrik işlem sonrası yetersiz kilo kaybı, kilo geri alımı veya komplikasyon durumlarında değerlendirilir.
DetaylarTip 2 diyabet ve metabolik sendrom yönetimine destek olmak amacıyla uygun hastalarda değerlendirilir.
DetaylarAmeliyat Öncesi Hazırlık
Cerrahi karar verildikten sonra hastaneye yatış öncesi süreçte tam kan sayımı, biyokimya, tiroid fonksiyonları, vitamin–mineral düzeyleri (B12, D vitamini, demir, folat), HbA1c, akciğer grafisi, EKG, üst sistem endoskopisi ve gerektiğinde üst karın ultrasonu istenir. Anestezi konsültasyonu yapılır. Karaciğer hacmini azaltıcı diyet (genellikle 1–2 hafta süreyle) cerrahi tekniğin güvenliğini artırır. Sigara kullanan hastalardan ameliyat öncesi en az 4–6 hafta sigarayı bırakmaları önerilir.
Detay için: Ameliyat Öncesi Hazırlık.
Hastane Süreci
Ameliyatlar genel anestezi altında laparoskopik (kapalı) teknikle uygulanır. Karın bölgesine açılan 4–5 küçük delikten girilir. Ameliyat süresi yönteme göre ortalama 60 dakika ile 3 saat arasında değişir. Hastanede yatış genellikle 3–5 gün sürer. Bu süreçte sızdırmazlık kontrolü, ağrı yönetimi, kan sulandırıcı ile tromboemboli profilaksisi, erken mobilizasyon ve sıvı diyete kademeli geçiş sağlanır. Taburculuk öncesinde beslenme ve takip eğitimi verilir.
Ameliyat Sonrası Beslenme ve Takip
Ameliyat sonrası beslenme; sıvı diyet (1–2 hafta), pürelenmiş gıdalar (2–4 hafta), yumuşak gıdalar (4–6 hafta) ve normal kıvamda gıdalar şeklinde kademeli ilerler. Protein hedefi (genellikle günde 60–80 g civarı), yeterli sıvı tüketimi (≥1,5 L), vitamin ve mineral takviyesi (çok yönlü vitamin, B12, D vitamini, kalsiyum, demir) standart takiptir. Uzun dönem laboratuvar kontrolleri ilk yıl 3 ayda bir, sonraki yıllarda yılda en az bir kez önerilir. Diyetisyen, psikolojik destek ve düzenli fiziksel aktivite başarı oranını anlamlı şekilde artırır.
Detay için: Ameliyat Sonrası Beslenme.
Olası Riskler ve Komplikasyonlar
Her cerrahi işlemde olduğu gibi obezite cerrahisinin de riskleri vardır ve hastayla açıkça paylaşılır. Erken dönem riskler arasında kanama, stapler hattı veya anastomoz sızıntısı, enfeksiyon, derin ven trombozu, akciğer embolisi ve anesteziye bağlı komplikasyonlar yer alır. Uzun dönemde reflü, dumping sendromu (özellikle bypass sonrası), vitamin–mineral eksiklikleri, safra taşı, kemik mineral yoğunluğu değişiklikleri, kilo geri alımı ve nadiren revizyon gereksinimi gözlenebilir. Riskler; hasta seçimi, ameliyat tekniği, deneyimli ekip ve düzenli takip ile en aza indirilmeye çalışılır.
Alternatif ve Tamamlayıcı Yaklaşımlar
Cerrahi her hastada ilk seçenek değildir. Yapılandırılmış medikal beslenme tedavisi, davranış değişikliği programları, fiziksel aktivite planlaması ve gerektiğinde obeziteye yönelik onaylı medikal tedaviler (örn. GLP-1 analogları) cerrahi öncesi veya alternatif yaklaşımlar olarak değerlendirilebilir. Endoskopik mide balonu, ameliyatsız ve geçici bir seçenek olarak uygun hastalarda tercih edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Obezite cerrahisi nedir?
Obezite cerrahisi; diyet, egzersiz ve medikal tedavilerle uzun dönemde yeterli sonuç alınamayan kişilerde, sindirim sisteminin anatomisini değiştirerek kilo kontrolünü ve obeziteye eşlik eden hastalıkların yönetimini desteklemeyi amaçlayan laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemleri kapsar.
Hangi VKİ değerinde obezite cerrahisi değerlendirilebilir?
Güncel uluslararası kılavuzlara (ASMBS/IFSO 2022) göre VKİ 35 ve üzeri olan kişilerde bariatrik ve metabolik cerrahi değerlendirilebilir. VKİ 30–34,9 arasında olup Tip 2 diyabet veya kontrolsüz metabolik hastalığı bulunan seçilmiş kişilerde de cerrahi değerlendirme gündeme gelebilir. Türkiye'de uygulama; hekim değerlendirmesi, kurum protokolü, tetkikler ve multidisipliner karara göre değişiklik gösterebilir.
Hangi yöntem benim için uygun?
Yöntem seçimi; VKİ, eşlik eden hastalıklar (özellikle Tip 2 diyabet, reflü, uyku apnesi), beslenme alışkanlıkları, daha önce uygulanmış işlemler, endoskopi bulguları ve hasta tercihi birlikte değerlendirilerek yapılır. Tek bir yöntem her hasta için 'en iyi' değildir; karar kişiye özel verilir.
Ameliyat sonrası kilomu geri alır mıyım?
Uzun dönemde beslenme alışkanlıklarının ve fiziksel aktivitenin sürdürülmemesi durumunda belirli oranda kilo geri alımı görülebilir. Düzenli diyetisyen takibi, vitamin–mineral kontrolleri, gerektiğinde psikolojik destek ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleri bu riski azaltmaya yardımcı olur.
İlgili Sayfalar
Kaynaklar ve İleri Okuma
- • Eisenberg D ve ark., 2022 ASMBS and IFSO Indications for Metabolic and Bariatric Surgery, Surg Obes Relat Dis 2022; 18: 1345–1356.
- • World Health Organization — Obesity and overweight fact sheet.
- • Mechanick JI ve ark., Clinical Practice Guidelines for the Perioperative Nutrition, Metabolic, and Nonsurgical Support of Patients Undergoing Bariatric Procedures — 2019 Update.
- • Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği — Obezite Tanı ve Tedavi Kılavuzu.
Son güncelleme: 31.05.2026 · Tıbbi içerik: Op.Dr.Gökhan ATEŞ
Ön değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz
Boy, kilo, yaş ve varsa eşlik eden hastalık bilgilerinizi paylaşırsanız sizin için uygun adımı birlikte değerlendirelim. Sonuçlar kişiye göre değişir; karar muayene ve tetkikler sonrası verilir.